Damacana ve Pet Su Zararları

Damacana Su

Damacana ve PET Şişe Sular:
Zehir mi Tüketiyoruz?

Su içmek, vücudumuzu arındırmak ve hayatta kalmak için yaptığımız en temel eylem. Ancak bugün bu eylemi gerçekleştirirken kullandığımız plastik ve polikarbonat ambalajlar, farkında olmadan sağlığımızı tehdit eden birer aracıya dönüşebiliyor. Uygun koşullarda saklanmayan sular; ishalden diyabete, kalp rahatsızlıklarından kansere kadar pek çok hastalığın sinsi kaynağı olabiliyor.

Plastik ve Polikarbonatın Kimyasal Yükü

Plastik ambalajlar göründüğü kadar masum değildir. Ambalajların altındaki o küçük üçgen içindeki sayılar, aslında bizim için hayati birer uyarı niteliğindedir.

  • 3, 6 ve 7 Sayıları: Gıda ve içecekler için güvensizdir. Özellikle damacanalar 7 numaradır (Polikarbonat) ve içeriğinde BPA (Bisphenol A) barındırır.

  • 1 Numara (PET): Polyethylene terephthalate maddesinden üretilen PET şişeler de belirli koşullar altında sağlığımızı tehdit eder.

BPA, vücudumuzdaki hormon sistemiyle etkileşime girerek östrojen hormonunu taklit eder. Bağımsız araştırmaların %90’ından fazlası, düşük düzeyde BPA’ya maruz kalındığında bile öğrenme güçlüğü, obezite, diyabet, astım ve kalp-damar hastalıklarının tetiklendiğini göstermektedir.

Asıl Tehlike: Güneş ve Sıcak Altındaki İhmal

Plastiğin kendi zararları bir yana, asıl büyük tehlike bu suların bize ulaşana kadar maruz kaldığı saklama ve dağıtım koşullarında saklıdır. Plastik hammadde içindeki kimyasallar ve dioksinler; sıcaklık ve güneş ışığı ile temas ettiklerinde şişenin içindeki suya hızla geçmeye başlar.

Dağıtım firmalarının ve bayilerin, damacana ve PET suları doğrudan güneşin altında veya aşırı sıcak ortamlarda muhafaza etmesi, bu süreci bir “kimyasal sızıntıya” dönüştürür. Dicle Üniversitesi’nde (DÜBTAM) yapılan araştırmalar, güneş altında bekletilen şişelerde BHT ve Chimassorb 81 gibi akciğer, böbrek ve merkezi sinir sistemi için toksik olan maddelerin suya geçtiğini kanıtlamıştır. Bir damacananın ideal olarak 14 derecede muhafaza edilmesi gerekirken, ülkemiz şartlarında bu kuralın hiçe sayılması sağlığımızı doğrudan riske atmaktadır.

Damacana Su Zararları ve Kritik Yıkama Aşamaları

Polikarbonat damacanalar dönüşümlü kaplardır ve her dolumdan önce çok sıkı bir temizlik sürecinden geçmelidir. Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerine göre bu işlem minimum 55 derece ve üstü bir ısıda gerçekleştirilmelidir.

Bir damacananın dolum öncesi geçmesi gereken teknik aşamalar:

  1. Dış Yıkama: Damacana önce dış yüzeyindeki kirlerden arındırılır.

  2. Dört Ayrı İç Yıkama Ünitesi: Tam otomasyon sistemlerde dört ayrı üniteden geçen damacanalar; burada deterjanlı, sıcak ve dezenfektanlı sularla yıkanır.

  3. Durulama Sorunu: Buradaki en büyük risk, son aşamada yeteri kadar temiz su kullanılmamasıdır. Bu ihmal, deterjan ve dezenfektan kalıntılarını doğrudan suyumuza karıştırır.

Ayrıca bir damacananın ömrü en fazla 50-60 kullanımdır. Ancak piyasada yıpranmış ve kirli damacanaların dolaşımda olması, denetimlerin yetersizliğini ortaya koymaktadır.

İdeal Su Değerleri ve Tavsiyeler

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarına göre sağlıklı bir suda magnezyum en az 10 mg/l, kalsiyum ise en az 20 mg/l olmalıdır. Şehir şebeke sularımız mineralce zengin olsa da eski bina tesisatları bu suyu kirletir. Bu nedenle:

  • Plastik yerine cam kaplar veya geleneksel toprak testiler tercih edilmelidir.

  • Evde Ters Osmos olmayan kaliteli bir su arıtma cihazı kullanılmalıdır.

  • Sadece içtiğimiz değil, duş aldığımız su da filtrelenmelidir; çünkü 10 dakikalık bir duşta deriden emilen su, 5 litre su içmeye eşdeğerdir.

Dr. Mercola’nın dediği gibi: “Su arıtma cihazı kullanmazsanız, kendi bedeniniz arıtma cihazı olur!”